
-"Hadi ama kalksana!" dedim. Neden, bilmiyorum..
"Bu nasıl bir Kabus! uyanmama veya ağlamama engel olan şey de ne?" dedi. Bütün gücüyle işaret parmağını ısırdı. Veya ısırmadı, hatırlamıyorum. Peki ya, o cansız bakışlar.. ve şöyle devam etti..
- Sana birşey anlatacağım. Şöyle ki; "Saatler boyunca hareketsiz oturduğumu, uyuşan ayaklarımın acısına katlanamıyınca farkettim. Ayağa kalkıp perdeyi araladım. Azbiraz romantik bir havamda olsaydım, 'günaydın' derdim kendime, ancak öyle olmadı. Madalyonun bana ait olan yüzünde hiç.. Neyse yalnızdım işte.. Bütün bu saçma düşüncelerin arasında, pencerenin sağ üst köşesinde kırmızı borda karışımı bir leke gördüm.
Bu kadar dipte hissetmesem merak eder incelerdim. Ancak, duş almanın daha iyi olacağını düşündüm ve banyoya yöneldim.
'Banyo yok!'
Herhalde rüyadayım dedim kendime.. Bitmesi için biraz daha uyku en iyisiydi. Pencerenin önündeki kanepeye yüz üstü uzandım."
- 'Eee sonra ne oldu. Uyandın ve..'
Birden cansızlaşmıştı sanki, gözlerimin içinden geçip arkamdaki duvarı gördüğünü hissetim.
- "Son"
- 'ne sonu..'
Ayağa kalktı, kafasını kaldırıp tavana baktı. Derken, başka birisinin adımla seslendiğini işittim sanki,
-'Uyan Ezeki'
-'Hadi Ezeki kalk, mutlaka kalkmalısın'
Çok net hatırlıyorum. Tam, 'Hayatımın kabusu, bir daha gece yatmadan yemek yersem..' dedim ki o kafasını aşağı indirip tekrardan masaya oturdu.
- "basbayağı son işte.. uyanınca ne pencerede leke vardı ne de banyo kayıptı. Ancak bir türlü kurtulamadığım, şu an bile etkisinde olduğum bambaşka birşey daha var"
-'eğer uyanınca geçen birşeyse lütfen beni de bulandırma.. boşver anlatma' dedim.
Konuştuğum kişiyi tanımıyordum. Neredeyse dakikalardır konuşuyorduk ve ne nerde olduğum ne de kiminle neden konuştuğum hakkında bir fikrim yoktu..
Arkasındaki sehpaya uzandı ve bir ayna alıp bana doğru tuttu.
- "Aynada ne görüyorsun Ezeki."
- 'Tabii ki kendimi görüyorum.' dedim. Aynanın yüzünü kendine çevirdi, bir süre öyle durduktan sonra tekrar bana çevirdi. Gene kendimi görüyordum. 'Bu ne biçim bir kabus!' diye haykırdım içimden.. Üstelik, adımı da biliyor!
- "Unutmuşsundur. Benim adım Gosp... Peki, şimdi de mi kendini görüyorsun. Kendini ?'
Ezeki- Neydi bukadar inanması zor olan.. Evet kendimi görüyordum. Bu bendim. Gayet sağlıklı ve yakışıklı görünüyordum. 'evet' dedim
Gosp- "Bana bir daha bakarmısın, aynada gördüğün kişi ben olmayayım ?'
Ezeki- Aynayı masaya koyduğu anda hayatımın şokunu yaşadım. Ben mi dikkatli bakmamıştım yoksa karşımdaki hep benmiydi.. Uyanmak İstiyorum!
Gosp- "işte bana da tam olarak bu oldu. Bu yüzden kafam karışık, hem de çok"
Ezeki-'Bak arkadaşım, bu bir rüya ve ben eninde sonunda uyanacağım. Gel iyice manyaklaşmadan bu konuyu kapatalım'
Gosp- "Senin rüyan mı yoksa benimki mi, görünen o ki sadece isimlerimiz farklı. Üstelik şu an yaşadıklarımızın onlarca değişik halini yaşadık, gene hatırlamıyorsun. "
Ezeki- 'Nasıl yani?' dedim.
Gosp- "Bu kabustan çıkmak için kendimi bayıltmayı denemiştim. İlk seferinde, ayıldıktan hemen sonra sen yine hiçbirşeyden habersiz karşımda oturuyordun. Beni öldürmen için ikna ettiğim bir sefer de olmuştu. Kısacası herşeyi denedim. Şuurumu kaybeder kaybetmez sen yeniden bihaber bir şekilde karşımda oturuyor olacaksın. "
Ezeki- 'Beni bayıltmayı denedin mi hiç?'
Gosp- "Hayır ama ne faydası olacak ki, herşey silbaştan.."
Ezeki- 'Ozaman aynı anda birbirimizi öldürelim, oyunu ancak bu şekilde bozarız bence. üstelik rüyadayız ne olacak ki..'
Gosp- "Hımm. Olur, bir de böyle deneyelim"
Ezeki- 'Aynayı kır ve bir parçasını bana ver'
Üçten geriye doğru saydık ve aynı anda ayna parçalarını birbirimize sapladık...
-"Hadi ama kalksana!" dedim. Neden, bilmiyorum..