10/21/2006

ADALET

..okadar açtı ki! Yere düşürdüğü ekmek parçasını tekrar eline alıp, 'seni, daha ne kadar kaybedebilirim' diye seslendi. Çamura bulanmış yerlerini yırtık gömleğiyle temizledikten sonra ceketinin cebine koydu. Hepsi yememesi gerektiğini biliyordu. Önündeki uzun gecede her parçasına ihtiyacı olacaktı.

Şehrin arka sokaklarına doğru yöneldi. Geceyi geçirecek sıcak bir kuytu lazımdı ona. Dün akşamki yerinden niye kovmuşlardı ki! 'aynı lanet korunma içgüdüsü' diye düşündü.

Okadar çok yürümüştü ki, şehrin kuzey yakasındaki işlek caddesine kadar gelmişti. Caddedeki arabalardan ve insanlardan korktuğunu hissetti bir an. Belli belirsiz düşüncelerde, yolun karşısındaki binanın arka bahçesi olduğunu farketti. Bu geceyi de kurtardığını düşünerek mutlu oldu kısa bir süre..

Hızlıca caddenin karşısına doğru yöneldi. Kaçarcasına koşar adımlarla ilerliyordu. Caddede yürüyenlerin birçoğu onu görünce tiskinmiş bir yüz ifadesi takınmışlardı. Yola doğru atıldı korkuyla.

Ansızın yüksek bir çarpma sesi işitti kulakları, bedeni hemen olmasada farkına vardığı gerçekle hareket edemiyordu. Okadar yorulmuştu ki... Kapanmak üzere olan gözleriyle, ceketinden yeniden düşen ekmek parçasının , çevresinde toplanan kalabalığın ayakları altında olduğunu gördü..

0 comments: